Yeniçerilerin Fantastik Dünyaya Yansıması ve Kadın Yeniçeri Figürleri

Viyana, Avusturya'da bir binadaki yeniçeri heykeli 19.yy'da yapılan bu heykel, İkinci Viyana Kuşatmasından kalan bir hatıra olarak görülmektedir.
Kaynak: Hayat Tarih Mecmuası, s 66-67
Yeniçeri Ocağı, Kapıkulu ocağı merkez askeri teşkilatı içinde yer almaktaydı. Padişaha hayatlarıyla bağlı, Osmanlı tarihinin bu en önemli ve renkli asker ocağı, Cemaat, Bölük ve Sekban namı ile üç sınıfa ve 196 Orta’ya ayrılmışlardı. Osmanlı ilerlemesini sürdürmek için daha düzenli ve en önemlisi sürekli kuvvetlere ihtiyaç duyuyordu. Üçüncü padişah, Murad Hüdavendigar zamanında, ele geçirilen topraklardaki erkek savaş esirlerinin beşte birini silah altına alma süretiyle 1363 yılında Pençik Oğlanları kanunu ile Yeniçeri Ocağı kuruldu. Bu kuvvetlerin her şart altında Padişaha kayıtsız şartsız sadık kalacak muhafızlar olarak kalmaları amaçlandı. Yeniçeriler, çağın en modern silah ve askeri taktiklerini kullanan, İmparatorluğun güçlenmesinde en önemli desteği sağlayan ve muazzam bir nüfüza sahip olan askeri sınıftı. Ocağın bozulmasına başlayana kadar yüzlerce yıl savaş alanlarında, düşmana büyük korku veren Osmanlı’nın elit piyade sınıfı, simgesel olarak da pek çok resime ve sanatsal çalışmaya ilham kaynağı olmuştu. Yabancıların gözünde, tarihsel olarak Osmanlı veya Türk askeri denilince, yüksek olasılıkla Yeniçeri akıllara gelecektir. Doğal olarak, hükümdarına kayıtsız şartsız bağlı, modern silahlar kullanan, güçlü, korkusuz ve yetenekli savaşçı kavramlarıyla özdeşleşen yeniçeriler, bir çok fantastik sanat ürünü ve elbette maket figürlere de ilham kaynağı olmuştur.Bu yazıda, gerçek anlamda Yeniçerileri yansıtan askeri figürlerden ziyade, yeniçerilerin fantastik ürünlerde nasıl yer aldığını bazı örneklerle incelemeye çalışacağız.

İstanbul'u ve Kanuni Sultan Süleyman’ı cehennemden gelen şeytani düşmanlara karşı koruyan Yeniçeriler. Sağ üst köşede uçan halı üzerinde kılıçla savaşan yeniçeri görülmekte.
Kaynak: JLA (Justice League America) Unveiling the Janissary, DC Comics, Planet DC Annual 2000
Süperman, Batman, Kedi Kadın gibi süper kahramanların yaratıcısı ve yayıncısı DC Comics, Ağustos 2000 yılında en yeni süper kahramanını tanıttı: Janissary (Yeniçeri). Ağustos 2000 tarihli JLA (Justice League of America) Planet DC dergisinin 4 nolu sayısında ortaya çıkan bu kahramanın gerçek ismi Selma Tolon’du. Yirmili yaşlardaki bu kadın, Stanford Üniversitesinde tıp okumuş ve ülkesine döndükten sonra meydana gelen 1999 Marmara depreminde Kızılay için çalışmıştır. Bir bina enkazından anne ve iki kızını kurtardıktan sonra, tesadüfen binanın altındaki gizli bir bölüme düşmüş ve orada toprağa saplı sihirli bir kılıç ve Osmanlıca bir kitap bulmuştur. Bulduğu kılıç Kanuni Sultan Süleyman’ın kılıcı ve kitap ise büyücü Merlin’in Sonsuzluk Kitabı’dır. Bu iki nesne, Dr. Tolon’a süper kahraman güçleri kazandırmıştır. En büyük düşmanı “İblis” olan yeniçeri, JLA yardımıyla İblis’i yok etmeyi başarmıştır.

Kaynak: JLA (Justice League America) Unveiling the Janissary, DC Comics, Planet DC Annual 2000

Kaynak: JLA (Justice League America) Unveiling the Janissary, DC Comics, Planet DC Annual 2000

Kaynak: JLA (Justice League America) Unveiling the Janissary, DC Comics, Planet DC Annual 2000

Jenizar Girl El Viejo Dragon (İspanya) 90mm metal maket kiti
Eylül 2006 senesinde, Altar Maket Stüdyosunda, yoğun bir değiştirme (conversion) çalışması sonrası Tradition Scandinavia tarafından üretilen Lady Iria figüründen “Yeniçeri Ağası” çalışması yapılmıştır.

Altar Maket tarafından “Yeniçeri Ağası” çalışmasında kullanılan temel, orjinal figure, 110mm’lik Tradition Scandinavia tarafından üretilen Lady Iria maket figür kitidir.
Bu figürün ortaya çıkmasına ilham veren tarihsel arka plan, Yeniçeri Ağasının İstanbul’un en büyük zabıta amiri olması ve usulsüz iş yapan, kurallara karşı gelenleri yakaladığında falaka cezasına çarptırmasıdır. Osmanlı başkenti İstanbul’da asayiş ve güvenliğin sağlanmasından Yeniçeriler sorumluydu. Her semt bir Yeniçeri Ortasının emrine verilmişti. Her semtte “kolluk” denilen bir yeniçeri karakolu bulunurdu. Yeniçeri Ağası, İstanbulun en büyük zabıta amiriydi. Ağa, zaman zaman maiyetindeki yeniçerilerle devriyeye çıkar, şehri kolaçan ederdi. Kanuna, ahlaka, kurallara aykırı bir durum gördüğü zaman da geciktirmeksizin ceza verirdi.

Bir kadının cezalandırılması Hayat Tarih Mecmuası, Nisan 1969, s 29
Orijinal 110mm metal figürün saçları kazınmış, kafasına maket macunu, putty, kullanılarak Yeniçeri başlığı olan ‘börk’ yapılmış, aliminyum folyodan yapılan kaşıklık altın rengine boyanmış, ve tüy takılan kısma da, normalden oldukça abartılı bir büyüklüğe sahip tropikal bir kuş tüyü takılmıştır. Unutmamak gerekir ki, fanstastik figürlerde, tarihsel bir gerçekten yola çıkarak abartılı ve gerçeküstü tasarımlar ortaya konulur. Orjinal figürün kollarının duruşu değiştirilmiş, gerekli yerlerde putty kullanılarak tam oturması sağlanmıştır. Orjinal figürün elinde tuttuğu baston, biraz çalışmayla kızılcık sopasına dönüştürülmüştür. Tüm konsepte uyması için de plastik bir parçadan, Ağa, kılığına girmiş kadının yüzüne maske yapılmıştır. Ortaya çıkan eser aşağıdaki resimlerde görüldüğü gibidir:

"Yeniçeri Ağası"
Altar Maket Stüdyosunda hazırlanan değiştirme (conversion) projesi
110mm metal maket figürü

Notlar:
1 Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı Tarihinin Panoraması, Doğan Kitap, Istanbul 2003, sayfa 74
©Altar Maket
Her hakkı Altar Maket'e aittir, izinsiz kopyalanamaz. Kaynak göstermek kaydıyla, burada yer alan görüş, bilgi ve resimlerden araştırmalar ve kişisel kullanım için faydalanılabilir.

